1 Ayet 1 Hadis
Takvim
Hava Durumu
Mesut Çaça
mesudcaca23@gmail.com
İNSANIN ACI KAYBI
11/05/2016
İnsandım ben…
Yanlışıyla doğrusuyla
İyisiyle kötüsüyle
Zencisiyle beyazıyla
Türk’üyle Kürt’üyle
Laz’ıyla Çerkez’iyle.

      İşte o zamanlar değerliydim. Pazara çıkmazdı yüzüm. Satıcım yoktu alıcım mı hakgetire…
    Paha biçilmezdim ben. Kimse dokunmaya kıyamazdı bana. İnsanlıklarını kaybedeceklerini düşünürlerdi insanlar. Anlayacağınız herkes insanca yaşayıp gidiyordu. Bazen ölüm çalardı kapımı az biraz sohbet eder sonra o da çeker giderdi.

  Diyar diyar dolaşırdım ben. Hicaza gider hurmasından tadardım sonra terler Toros’lara geçerdim. Endülüs’e gider buram buram mürekkep kokan havasını iliklerime kadar çekerdim.  Anadolu’ya gelir toprağına baş koyardım. Kosova’ya gider Bosna’yı düşlerdim. Nil’e gider Fırat’ı özlerdim oradan Dicle’ye göz kırpardım. İstanbul oldu olası hep kıskançtı ve yine kıskandı.  Bilir misin kimseler pasaport falanda sormazdı. İnsanlığımı gösterir geçerdim ben… Mutluyduk yani saftık temiz ve lekesizdik. Sonra ne oldu biliyor musun? Sonra sonrası hep kötü işte… 
   İnsan ve İnsanlık uzun bir yola çıktı.
   İnsan hep düşünceliydi ve biraz fazla meraklı. Daha fazla yere gitmek daha çok şeyler görmek istiyordu. Gezdiği yerlerde iz bırakmak ve arkasından ses getirmek istiyordu. İnsanlık ise ağır başlıydı. Her şeyi anlamak ve hissetmek istiyordu. Bu yüzden ağır hareket etmeyi düşünüyordu. Bu farklılık ikisinin arasını açtı. Yolları ayrıldı,  iki kadim dost sonsuzluğa, sessizliğe ve yokluğa doğru yol aldı. Bu yolculukta biri kazanıp öteki kaybedecekti. 
İnsanlar dünyaya iyi kazık çakarak yaşamayı öğrendiler. Tek çaktıkları kazık olmadı tabi insanlığın yüzüne bir de tokat çaktılar. İnsanlık insanların bu ayıbını içerisine attı. Zamanla bu acı içerisin de bir çivan oluşturdu.  İnsanlık insan gibi hile hurda da bilmezdi zaten. Kandırmayı, çalmayı, vurmayı bilmezdi. İnsanlık bu yaşam tarzı ile dünyada barınamıyor her geçen gün güç kaybediyordu. Dünya insanlık için yaşam alanı tanımıyor gün geçtikçe daha da acımasız oluyordu. Ölümün nefesini her daim ensesinde hisseden insanlığın yükü daha da ağırlaşıyor güne yorgun uyanıyordu. 

   Günler bir birini kovalarken insanlıkta bu diyardan kaçıp uzak ülkelere gitmeyi düşünmeye başladı. Yoksa nesli tükenecek her an biraz daha kan kaybedecekti. Gelecek adına hiçbir iz bırakamayacaktı. Bir seher vakti İnsanlık insanlar arasından çıkıp gitti. Kimsenin bilemeyeceği istediği zaman ulaşamayacağı uzak ülkelere göç etti.
   İnsanlığın gidişiyle ruhunu kaybeden insanlar ne yapacaklarını bilemez hala geldiler. Biraz robotlaştılar sonra monotonlaşmaya başladılar. Biraz vahşileştiler sonra vaveylalar kopartmaya başladılar. İnsanlar insanlığını kaybettikten sonra sataşacak başka şeyler aramaya başladılar kimseyi bulamayınca birbirlerine sataştılar. Önce güçlüler zayıfları ezdi. Sonra zayıflar güçlülere yaraşmak için birbirlerini ezdi. Ten renkleri dahi insanları birbirine nefret ettirmeye yetti. Ne beyazlar ne siyahlar ne de kızıllar bu oyunu fark edemedi ırkçılık rüzgarın da savrulup gittiler. Tek kazanan insan görünümlü hayvanlar oldu. Şimdi insanlar birbiriyle uğraşıyor birbiriyle savaşıyor birbirini katlediyor. İnsanlık tüm bu olan bitenleri uzaktan seyre koyuluyor. Olanlara çok üzülüyor fakat geri dönüp yaşayacağı ortamı bir türlü bulamıyor. Bazen yetim bir kızın gözlerin de bazen bir ananın gönlün de bazen bir sokak çocuğunun sözlerin de kendini gösteriyor sonra tekrar uzaklara doğru yol alıyor. Bunu fark eden ana yürekliler koca bilekliler gönül erleri iyilik melekleri hiç umut kaybetmeden insanlığı bekliyor. 

     Ve şimdi Şam tepesin de ki Hayma ana, Yemen kalesinde ki Abşar bacı, Filistin intifadasın da ki Zeynep nene, Adeviyye meydanın da ki Esma kardeş, Cizre de ki Rojda bebek yıllardır insanlığın dönüşünü bekliyor.
   İnsanlık tarihi böyle bir insafsızlığa hiç şahit olmamıştı. İnsanların kendi kardeşi insanlığı muhacirliğe zorlamıştı ensar olacak insanlara da tehditler savurmuştu. 
  Şimdi ne İnsan görebiliyorsun ne de İnsanlığı hissedebiliyorsun. İnsan görünümlü canavarlar insanlığa şehadet yazdırıyor ve her umuda kan kusturuyor. Zulüm dalga dalga yayılırken herkes suspus kesiliyor.

  Ey insanlık sen yine de ağlama sana umut bağlayanlar gözyaşların da boğulmasın. Gözlerin yaşarsa da damlatma. Gözyaşlarına uzaktan bakanlar o damlacıkları umut ışıltısı sann...


1076 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Farklılıklarımız Zenginliğimizdir - 29/06/2016
Farklılıklarımız, fark yaratmalı, heyecan oluşturmalı, ufuk açmalı, düşünce geliştirmeli, çözüm üretmeli yani hayata dair, insanlık için bir umut olmalıdır.
Sabır Denizi - 12/11/2014
Su sabrın simgesi, istiridyenin yurdudur. Su olmasaydı inci de olmazdı. Sabırlı ol ki, istiridye gibi inciler yapasın…
YAZIK OLDU BİZE - 11/05/2013
Velhasili kelam şair derdiya hani;'Ne olduysa bize azar azar oldu.' ve böyle olunca Yazık Oldu Bize.